Rotavirüs ve Kış İshalleri

Yapılan bilimsel araştırmalara göre, çocuklarda yaz ishalleri ve dizanteri vakalarının kış aylarında da ortaya çıktığı bildirildi.

Açıklamaya göre, genellikle ishal denince akla ilk gelenin dizanteri ve yaz ishalleri olduğu belirtiliyor. Fakat özellikle çocuklarda, kış aylarında da görülen, aşırı su ve tuz kaybı nedeniyle ölümlere yol açabilen ishal vakalarına rastlanabiliyor. Bu ishallerin içinde en önemlisi, rotavirüsün meydana getirdiği ishaller. Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de rotavirüs, çocukluk çağı ishalleri arasında en yoğun görülen etken. Çocukluktaki akut ishallerin büyük bölümüne rotavirüsler sebep oluyor.

Rotavirüs ishalleri en sık oranda, 6 – 24 aylık bebeklerde görülüyor. Ortalama olarak 2 – 4 günlük kuluçka süresi neticesinde aniden kusma ve yüksek ateşle beraber seyrediyor. Rotavirüs kaynaklı ishal vakalarında, diğer etkenlerin neden olduğu ishallere göre daha fazla kusma, bulantı, sulu ishal, dehidrasyon (su kaybı) ve karın ağrısı görülüyor. Rotavirüs ishalleri nedeniyle sağlık kuruluşlarına yatırılan çocukların çok büyük bir kısmında yüksek ateş, ishal ve kusma belirtileri ortaya çıkıyor. Ancak teşhisin konulması, diğer ishal vakalarından ayrı bir tedavi yöntemi uygulanması anlamına gelmiyor çünkü rotavirüs ishallerinin özel bir anti – viral tedavisi bulunmuyor. Yine de doğrulanmış kesin teşhis için birden fazla laboratuar yöntemi bulunuyor.

Rotavirüs ishalleri her yıl dünya genelinde 500 bin çocuğun ölümüne yol açarken, evde iyileşen 11 milyon vakaya, 25 milyon sağlık kuruluşu başvurusuna ve 2 milyon çocuğun hastaneye yatmasına neden oluyor. Hemen hemen bütün çocuklar, 5 yaşlarına gelene kadar bu virüse yakalanıyorlarsa da, şiddetli ishal ve su kaybıyla seyreden ciddi vakalar 3 – 36 aylar arasında görülüyor. Durumun çarpıcı bir yönü de, rotavirüs ishallerinin hem gelişmekte olan ülkelerde, hem de gelişmiş ülkelerde aynı oranda görülmesi. Dolayısıyla dikkat edilmesi gereken hijyen kuralları ve kullanılabilir temiz su kaynaklarının rotavirüs ishallerinin önlenmesinde hiçbir etkisi olmadığı ortaya çıkıyor.

Rotavirüs aşısı, hastalıktan korunmanın neredeyse tek ve stratejik yolu. Rotavirüs aşısı bebeklere, aşının çeşidine bağlı olmak üzere 2 veya 3 doz olarak uygulanıyor. Bebek 6 – 12 haftalık olduğunda ilk doz, 4 – 10 hafta sonra da 2. doz yapılıyor. Aşı çeşidine bağlı olarak da 3. doz aşılama bebeğimiz 25 – 32 haftalık olduğunda tamamlanmış olmalı. Rotavirüs aşısı 32. haftadan sonra kesinlikle uygulanmıyor.

Ülkemizde geçtiğimiz 15 yılda düzenli olarak yürütülen “İshalli Hastalıklarla Mücadele Programı” ile uygulanan “ağızdan sıvı tedavisi” nin yaygınlaşması neticesinde, ishal kaynaklı ölümlerde büyük bir azalma sağlanmış bulunuyor. İshal, 5 yaşın altındaki çocuk ölüm sebepleri arasında 2. ‘likten 7. sıraya kadar gerilemiş durumda. Fakat ishal vakalarının sıklığında herhangi bir gerileme söz konusu değil. Önceki yıllara nazaran aynı sıklıkta ishal vakası görülmeye devam ediyor. Tedavi giderleri sebebiyle ülkemiz ekonomisine ağır bir yük bindiren ve maalesef azımsanmayacak sayıda ölüme sebebiyet veren, oldukça ağır seyreden retrovirüs ishallerinin önlemenin tek yolu olan aşılamanın, doktorlar ve diğer sağlık çalışanları tarafından tüm anne – babalara önerilip anlatılması çok büyük önem arz ediyor. Bunun dışında Türkiye’de çocuklara özel olarak uygulanan retrovirüs aşısının, son 10 yıl içerisinde birçok yeni aşıyı bünyesine ekleyen Sağlık Bakanlığı tarafından, “Çocukluk Çağı Rutin Aşı Programı” na dahil edilmesi, atılabilecek en önemli adım olacak.











Yorum Yapın