Gıda İntoleransı

Vücudumuz biz hiçbir şeyin farkına varmadan, bazı besinlere reaksiyon gösteriyor olabilir mi? Bu sorunun cevabı: kesinlikle “Evet”.

Aklımızın ucundan dahi geçmeyen birçok besin, yıllarca süren rahatsızlıklara, şişmanlığa, halsizliğe veya devamlı yorgunluğa neden olabiliyor. Tamamen zararsız görünen bir besin türü, sindirim sistemimizde sıkıntıya yol açıyor olabilir. Dahası sindiremediğimiz bu gıdalar tıpkı bir bakteri veya virüs gibi bağışıklık sistemimizi uyararak bizi hasta edebiliyor veya şişmanlamamıza sebep olabiliyor.

Parmak ucumuzdan alınan kanın incelenmesiyle, vücudumuzun hangi gıdalara karşı toleransı olmadığının tespit edildiği York Testi sonuçlarına göre uygulamamız gereken bir beslenme programı oluşturabiliyoruz.

Dünya Sağlık Örgütü WHO ‘nun verilerine göre dünyada yaşayan insanların yarısında Gıda İntoleransı mevcut. Teşhis konulmuş olan tam 1 milyar insan var ve 2015 yılında bu rakamın 2.5 milyara ulaşması bekleniyor.

Gıda İntoleransı ve Gıda Alerjisi Aynı Şey Değil

Gıda alerjileri, besini aldıktan hemen sonra, anafilaktik şoka bile yol açabilen belirtilerle ortaya çıkıyor ve IgG adı verilen antikorların seviyesinin yükselmesiyle biliniyor. Gıda İntoleransı ise “gecikmeli gıda alerjisi” olarak adlandırılıyor. Bazı besinlerin tam anlamıyla sindirilememesi neticesinde IgG antikorları kanda yükseliyor.

Besinlerin tüketilmesinin üzerinden, belirtilerin başlamasına kadar saatler hatta günler geçebiliyor ve besin-şikayet ilişkilendirilmesi güçleşiyor. Mesela sabahın erken saatlerinde içtiğimiz bir bardak süt, akşam yorgunluk veya şişkinlik yapabiliyor. Rahatsızlanan insan da, gün içinde birçok şey tükettiği için rahatsızlığının kaynağının içtiği süt olduğunu anlamıyor. Bu insanlar yıllar boyunca, rahatsızlanabiliyor hatta iş göremez duruma gelebiliyor. İşte York Testi burada devreye giriyor. Hangi besinlere karşı intoleransımız olduğu hemen belirlenebiliyor.

Yaşadığımız Gıda İntoleransı, migren, şişkinlik, akne, ödem, obezite, sedef, ürtiker, baş ağrısı, epigastrik ağrılar, ağız yaraları, sürekli nezle, solunum yolu hastalıkları, cilt problemleri, kabızlık, crohn hastalığı, kronik farenjit, irritabl bağırsak sendromu, otistik spektrum bozukluğu, mide krampları, uyku bozuklukları ve depresyon gibi daha birçok hastalığa neden olabiliyor.

York Testi yapılan 2500 hastanın anket sonuçları, şu bilgileri göz önüne seriyor :

Hastaların % 90’ı, olumlu tecrübelerine dayanarak testi herkese tavsiye ediyorlar.
% 70’i, yaptırdıkları testten sonra rahatsızlıklarının büyük ölçüde iyileştiğini belirtiyor.
% 78’i ise, tespit edilen gıdaları tekrar tükettikleri zaman, kaybolan semptomların % 90 oranında tekrarlandığını bildiriyorlar.

Benzer Yazılar



Yorum Yap

LinkMap